DEFTER, 2022
Kolaj, 45x35 cm (3 Adet)

Kolajlarımda kullandığım tüm materyaller benim eğitim ve öğretim hayatımdan kalma. Evde koca bir dolabın oldukça büyük bir rafı hâlâ ilkokuldan liseye kadar kullandığım defterler, kitaplar ve materyallerle dolu. Erken yaşlarımdan itibaren bende yerleşmiş bir arşivleme mantığı vardı. Bu arşivleme meselesini birçok konuda yapmış olsam da sanırım eğitim hayatıma dâhil olan kısmı en büyük yeri tutuyor. Atılamayan defterler, çizimler, karalamalar ve yazılar. Üstelik birçoğu da gereksiz bilgiler. Okulda öğretilen bilginin kendisi çok sınırlı. İçerideki bilgilerin sınırlılığına rağmen bu defterleri saklıyor olmanın da hiçbir işlevi yok. Aynı zamanda da amacı düzgün ve nizami bir şekilde tutulmak olan defterler de en büyük ezber mekanizmalarından biri. Öğretmenlerin defteri bu kadar önemsemesinde de bir dayatma var. Ama arşiv meselesini farklı bir açıdan önemsiyorum. Kişiye eskiye dair bir bütün yaratma konusunda olanak sağlıyor. Okul yıllarını zorlu ve kısıtlayıcılıktan bezmiş bir biçimde geçiren biri olarak, bu arşiv bütün olumsuz eğitim tecrübelerimi anımsatıyor bana. Atılamayan defterler ve okul yaşamı içerisindeki materyalleri bu defa yaratıcı bir amaçla kullanmayı amaçlıyorum bu kolajlarda. Kolajlar en nihayetinde yırtılmış, karalanmış defter sayfaları ve okul materyalleriyle bildiğimiz “okul defteri” olmaktan çıkıp yeni ve yaratıcı bir defter sayfasına dönüşüyor. 

Eserin sesli betimlemesini ve iş metnini

sanatçının sesinden dinlemek için

Ceyda-Çelik.jpg

Ceyda Çelik,
(İstanbul, 2000)

Ceyda Marmara GSF Resim Bölümünden 2022’de mezun oldu. Sinemayı, edebiyatı, felsefeyi, fotoğrafı, modayı, kıyafet tasarlamayı ve dikmeyi, uzun yürüyüşler yapmayı, yazmayı ve insanı seviyor. Genel olarak karakalem ve lavi tekniğinde işler üretiyor. Spesifik olarak mürekkebi nasıl farklı şekillerde kullanabileceğini deneyimlemiş. Bunun yanı sıra son zamanlarda dijital araçlar da üretim alanında önemli bir yer tutuyor. İleride sanatın en çok etkilendiği alanlarından biri olan sinemaya yönelmek istiyor. Hikâye anlatıcılığı ve animasyon üretimi üzerine planları var.  En büyük hayâli sürekli olarak yeni yerler, insanlar ve kültürlerle temas içerisinde olabilmek. Sanatı da tam bu kesişiminde var olan bir şey olarak görüyor.


Silgi Atölyesinde birlikte çalıştığı liseli gençlerin bugüne kadar yerleşmiş olan sistemleri değiştirebilecek çok zengin bir potansiyel taşıdığına inanıyor. Atölyelerde de bu potansiyelin iletişimle, paylaşımlarla açığa çıkabildiğini deneyimlemiş. Bu temas halinin gerçekleşebilmesine olanak tanıyan zeminlerin hepimize cesaret verdiği kanaatinde. Liseli gençlerle çalışmak Ceyda için en başından itibaren çok keyifliymiş. Hem onlarla arkadaş olmaktan, hem birbirlerinin üretimine karşılıklı olarak katkı sağlamaktan, ama en çok da liselilerin sanat üretimine dair potansiyellerini onlarla beraber keşfetmekten keyif almış.


Eğitim klişeleri yüzünden birçoğumuzun  eğitim ve öğretim hayatının çok zorlu geçtiğini düşünüyor Ceyda. Bu sistem içerisinde çeşitli yollarla kendimize alanlar açarak yolumuza devam etmek zorunda kaldığımızı, Silgi Atölyesinin ve serginin onun hayatında tam da böyle bir yeri olduğunu söylüyor, bundan dolayı çok heyecanlı olduğunu da ekleyerek. Son olarak, Ceyda’nın bir de mesajı var hepimize:

“Bir şeylerin değişip dönüşmesinden, gençlerin potansiyelinden ve cesaretinden korkmayalım.”